(765 S. K. m. 188, 191, 516)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Tanık Ali'nin uzaktan tarafları ayırmak için geldiği sırada sanığın sadece " ben alacağımı almasını bilirim" dediğine ilişkin anlatımı tartışılmadan ve tanık H.Hüseyin'in 13.7.2001 günlü anlatımında tehdit duymadığını söylediği halde, duruşmadaki anlatımında sanığın " davadan vazgeçin, sizi öldürürüm" dediğini ileri sürmesi ve çelişki sorulduğunda da gerekçesini açıklamadan duruşmadaki beyanında ısrar etmesine karşın, bu tanığın sonraki anlatımının üstün tutulma gerekçesi tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,
2- Kabule göre de; hükme esas alınan tanık H.Hüseyin'in duruşmadaki anlatımı ile, 3.5.2001 günlü iddianame içeriği karşısında, hakkında TCY.nın 516/ilk maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesinde kamu davası açılan sanığın söylediği kabul edilen " davadan vazgeçin, sizi öldürürüm" sözünün gizli şart içerdiği gözetilmeden TCY.nın 188/1. maddesi uyarınca ceza verilmesi yerine aynı Yasanın 191/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Mustafa müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken CYY.nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 10.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy