(765 S. K. m. 64, 65, 456)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1 )Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; sanıklara yükletilen yaralama ve saldırgan sarhoşluk eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal Tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Saldırgan sarhoşluk eylemlerinde; cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, Üst C.Savcısı, O yer C.Savcısı ve sanık... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ...'in yaralama eyleminde;
Ancak, TCY.nın 59.maddesi uygulanırken sonuç ceza 2 yıl 2 ay 20 gün yerine 26 ay 20 gün olarak belirlenerek TCY.nın 30.maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, Üst C.Savcısı ile sanık ...'in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, sonuç cezanın "2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası" biçiminde DÜZELTİLEREK başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA,
3-Sanık ....'in yaralama suçuna gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; görgü tanığı olmayan olayda katılanın 6.9.1999 günlü hazırlık anlatımında sanık için "... arkamdan sırtıma atladı ve beni tuttu ..." demesi karşısında sanığın katılanı tutma biçimi araştırılıp sonucuna göre;
a-Sanığın tutması mağduru hareketsiz bırakma biçiminde olduğu ve tutmadığı takdirde öbür sanığın bıçakla yaralamayı gerçekleştiremeyeceği belirlendiği takdirde, TCY.nın 64/1.maddesinin,
b-Sanığın mağduru tutmasının yardımdan ibaret kaldığı saptandığı takdirde ise, TCY.nın 65/3.maddesinin,
Uygulanması yerine eksik inceleme sonucu 65/3.maddesinin uygulanması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık ... ve O yer C.Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy