(765 S. K. m. 230, 240)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Karar: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hükme esas alınan salıverme tutanağında cezaevi 2. müdürü olarak sanık Ramazan A.'ın kimliği ve imzasının bulunmaması, ayrıca katip olan öbür sanık Tayfur S.'nın tahliye işleminde ne suretle görevli olup sorumlu tutulacağı araştırılıp tartışılmadan hükümlülük karaları verilmesi,
2- Kabule göre de; cezaevi görevlisi olan sanıkların duruşma celbi müzekkeresini tahliye müzekkeresi sanarak tutukluyu serbest bırakma eyleminin verilen bir görevi yasaya aykırı biçimde yapma şeklindeki etkin eylemleri düzenleyen TCY. nın 240. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, "görevi geç yapma ya da hiç yapmama" biçimindeki edilgin eylemleri düzenleyen TCY. nın 230. maddesindeki suçtan hükümler kurulması,
3- İddianamede sanıkların baba adının kayda aykırı olarak yanlış yazılmış olması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Ramazan A.'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken CYY. nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 24.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy