(765 S. K. m. 283, 296) (5237 S. K. m. 271, 281)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Yaralamalı trafik kazası nedeniyle polis tarafından yürütülen soruşturmayı, aracı kullanan kişinin kendisi olduğunu belirtip gerçek failin ( kardeşinin ) kimliğini gizleyerek yanlış yola yönlendiren sanığın eyleminin, TCY'nın 296/I-son maddesi uyarınca cezadan bağışık olduğu ve aynı yasanın 283/2. maddesinde belirtilen suçun, adliye huzurunda söyleme" öğesinin gerçekleşmediği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Gerekçeli karardaki suç tarihinin yanlış yazılması,
3- Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY'nın 30. maddesini değiştiren 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık M'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy