(765 S. K. m. 20, 202) (5237 S. K. m. 53, 247, 248)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Köy muhtarı olan sanığın köye içme suyu getirilmesi için verilen parayı belgelendirmeden harcama eyleminin zimmet suçunu oluşturabileceği, davaya bakıp kanıtları değerlendirme ve eylemi nitelendirmenin ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2-Kabule göre,
a-Suç çokluğunun tartışılmaması,
b-Temel ceza alt sınırdan belirlenmesine karşın TCY.nın 20. maddesi gözetilmeden ve gerekçesi gösterilmeden memurluktan yoksun kılınma cezasının alt sınırın üstünde belirlenmesi,
c-Aynen çektirilmesine karar verilen erteli hükümlülük kararlarının suç tarihi ve niteliği itibariyle 4816 sayılı Yasa kapsamında kaldığının gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve Üst C.savcısı ve sanık Abdulkadir'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 2.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy