(2709 S. K. m. 36) (765 S. K. m. 486/1)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın kişisel davacı sıfatıyla mahkemede verdiği ifadesindeki "... dolandırıcılıktan yargılandığında avukatım olarak görev yaptı, savunma yapmadı, mahkum oldum. Daha sonra müşteki ile anlaşıp hakkımda tertip oluşturduğunu tespit ettim. Bu konuda delillerim vardır. İade-i Muhakeme talep ettim." Biçimindeki katılana yönelttiği sözlerinin Anayasanın 36.maddesinde düzenlenen "... yargı mercileri önünde davacı olarak iddia... (da bulunma)" hakkının kullanılması kapsamında olup olmadığı ve hukuka uygunluk nedeni oluşturup oluşturmadığı, özelde TCY.nın 486/1.maddesi anlamında davayla bağlantılı ve iddiayı açıklamaya yarayan nitelikte bulunup bulunmadığı hususlarının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
2-Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa ile değişik TCY.nın 30/2.maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Hicabi Ergün'ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy