(765 S. K. m. 266, 267, 482) (5237 S. K. m. 125)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Köy muhtarı olan yakınanın köye çalışmaya gelen pancar işçilerini yerleştirme görevi bulunmadığının kabul edilmesine karşın; köy muhtarının idareye istihdam bağı olan diğer memurlar gibi belirli bir resmi dairede ve mesaiye bağlı çalışma ile yükümlü olmadığı ve yasal görevlerine giren işlem ve eylemleri dışındaki zamanlarda "memur" sayılamayacakları gözetilmeden, sanığın TCY'nın 482. maddesi yerine aynı yasanın 266/1, 267. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Gerekçeli karar başlığında sanığın soyadının nüfus kaydına uygun yazılmaması,
3- Kabule göre de;
a )TCY'nın 267. maddesinin uygulanması sonucunda, gerekçeli kararda para cezasının fazla gösterilmesi,
b )Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY'nın 30. maddesini değiştiren 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Ö'nün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy