(765 S. K. m. 62, 209) (5237 S. K. m. 35, 36, 250)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Jandarma karakol komutanı sanığın haciz işlemlerine ilişkin güvenliğin sağlanması amacıyla istenmiş olan askerleri, yakınan avukattan alacağı para karşılığında verebileceğini söylemesi ve görevini kötüye kullanarak menfaat sağlamaya kalkışması eyleminin TCY.nın 209. maddesinde düzenlenen irtikap suçunu oluşturabileceği, kanıtları takdir ve nitelemenin Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2-Kabule göre,
a )Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun tam kalkışmaya elverişli olmadığı düşünülmeden TCY.nın 62. maddesi uyarınca cezanın indirilmesi,
b-TCY.nın 20. maddesi hükmü uyarınca belirlenen memurluktan yoksun bırakma cezasının gerekçe gösterilmeden alt sınırın üstünde tayini,
c-Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY.nın 30. maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve Üst C.Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 2.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy