(765 S. K. m. 64, 65) (5237 S. K. m. 37, 38, 39, 40)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; sanık Nuri Aydın'a yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal Tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
TCY. nın 51/1.maddesi uygulamasında cezanın 4 ay 15 gün yerine 4 ay 14 gün olarak belirlemesinin sonuç para cezasının doğru olması nedeniyle yazım yanılgısı olduğu ve yerinde düzeltilebileceği anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY. nın 30.maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1.maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Nuri Aydın'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, sonuç para cezasının 640.575.000 Liraya indirilmesi biçiminde Düzeltilmek ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda Onanmak suretiyle CYY. nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına,
II- Öbür sanığın temyiz istemine gelince;
TCY. nın 51/1.maddesine ilişkin uygulamada cezanın 4 ay 15 gün yerine 4 ay 14 gün olarak belirlenmesinin sonuç para cezasının doğru olması nedeniyle yazım yanılgısı olduğu, mahallinde düzeltilebileceği kabul edilerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın yakınanı tutma biçimi araştırılarak,
a)Yakınanı hareketsiz bırakma biçiminde olduğu ve tutmadığı takdirde diğer sanığın eylemi gerçekleştiremeyeceği saptandığında TCY. nın 64/1,
b)Yakınanı tutmasının yardımdan ibaret bulunması halinde ise TCY. nın 65.maddesinin,
Uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Para cezasının belirlenmesinde hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa ile değişik TCY. nın 30/2.maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Hüseyin Şen'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy