(647 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 51) (1412 S. K. m. 236, 242)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Sanık ve mağdurun karı koca olduğunu gösterir nüfus aile kayıt tablosu getirtilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2-Mağdurun sanığa sövmesinin ağır tahrik niteliğinde olmadığı gözetilmeden, TCY.nın 51. maddesi 1. fıkrası yerine 2. fıkrasının uygulanması,
3-Sanığın nüfus kaydına uygunluk göstermeyen adli sicil belgesine dayanılarak karar verilmesi,
4-Sanık müdafii 6.6.2002 tarihli celsede "647 sayılı Yasanın lehe hükümlerinin uygulanmasını" istemiş olmasına göre, bu isteğin 647 sayılı Yasanın 5. maddesini de kapsayacağının gözetilmemesi,
5-Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY.nın 30. maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Berkant Balkan müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken CYY.nın 326/son hükmünün gözetilmesine, 16.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy