(1136 S. K. m. 2, 57) (765 S. K. m. 30, 258)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; sanık Kaan Kabataş'a yükletilen zorlama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal Tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY. nın 30. maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Kaan Kabataş müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, para cezasının 410.793.000 Liraya indirilmesi biçiminde Düzeltilmek ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle CYY. nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına,
2- Sanık Niyazi Kabataş hakkında kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; sanığın işyerine hacze gelen icra memuru ile alacaklı vekili olan katılana içeri giremezsiniz, sopa yer çıkarsınız diyerek ayrıca katılana sövme eyleminde, katılanın Avukatlık Yasası'nın 57. maddesi uyarınca kendisine karşı işlenen suçlarda memur sayılması ve aynı Yasanın 2. maddesine göre yargı kurumlarının yardımcısı olması ve Dairemizce de benimsenen C.G.K. nun 26.11.2002-279/406 sayılı kararı karşısında, avukata yönelik hareketlerin ayrı bir suç oluşturmadığı, eylemin kamu yönetimine karşı ve kamu görevini engelleme amacıyla işlenmesi nedeniyle bütünüyle TCY. nın 258/1. maddesine uyduğu ve tek suç oluşturduğu gözetilmeden ayrıca görevliye sövme suçundan hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Niyazi Kabataş müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy