(765 S. K. m. 29, 457) (5237 S. K. m. 61, 87)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık H. hakkında TCY'nın 457. maddesinin uygulanmasında, önce fiile bağlı sebep (silah) yönünden artırım yapılması gerekirken, şahsa bağlı sebebe (akrabalık) öncelik tanımak suretiyle anılan yasanın 29. maddesi hükmüne aykırı davranılması,
2- Sanık H. hakkında TCY'nın 81. maddesinin uygulanması sırasında, tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğündeki özgürlüğü bağlayıcı cezanın suç tarihi itibariyle paraya çevrilip TCY'nın 72. maddesi uyarınca içtima ettirildikten sonra aynı yasanın 81/3. maddesine göre arttırım sınırının belirlenmesi gerekirken salt para cezası esas alınarak artırım yapmak suretiyle eksik ceza belirlenmesi,
3- Sanık A'ya yeni suçtan verilen cezanın ertelenmiş olması karşısında, erteli cezanın TCY'nın 95/2. maddesi uyarınca aynen çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4- Karşılıklı suç işleyen sanıklardan yargılama giderinin payları oranında alınması yerine müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
5- Kabule göre de; para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY'nın 30. maddesini değiştiren 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve üst C.Savcısı ve sanıklar H. ve A'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken CYY'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy