(765 S. K. m. 456, 463, 464) (1412 S. K. m. 242)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ödence konusundaki kararda isteğe karşın yasal faize hükmedilmemiş ise de karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Burunda kırığa yol açan eylemi hangi sanığın gerçekleştirdiğinin katılandan sorulup açıklığa kavuşturulması ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirecek sonucuna göre,
a- Sanık belirlendiğinde hakkında TCY.nın 456/1.maddesinin, öbür sanık için ise kanıtların kabul edilip biçimine göre, aynı yasanın TCY.nın 456/4 ya da 464/2.maddesinin,
b- Belirlenememesi durumunda, sanıklar hakkında TCY.nın 456/1, 463.maddelerinin uygulanması gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Gerekçeli karar başlığında sanık Atila Kaleci'nin adı ile öbür sanığın baba adının nüfus kaydına göre yanlış yazılması,
3- Hükmolunan maddi ve manevi ödencenin sanıklardan ne biçimde alınacağının kararda gösterilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve O yer C.Savcısı ile sanıklar Atila Kaleci ve Murat Bıçakcı vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy