(765 S. K. m. 30, 230, 354)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Devlet Hastanesi hekimi sanığın, alkolmetre cihazıyla ölçüm ve yönteme uygun bir muayene yapmadan, gönderilen kişinin alkolsüz olduğuna ilişkin yasal soruşturmaya dayanak oluşturacak adli rapor düzenleme biçimindeki eyleminin, yeniden alınan raporla alkolsüzlüğün doğrulanması karşısında TCY. nın 230. maddesine uyduğu gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle aynı Yasanın memur olmayan sağlık görevlilerinin eylemlerini düzenleyen 354. maddesinin uygulanması,
2- Kabule göre;
a- Temel özgürlüğü bağlayıcı cezanın uygulama maddesinde öngörülen alt sınırın altında belirlenmesi,
b- Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY. nın 30.maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1.maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve O yer C. Savcısı ile sanık Özgür K.'ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2005 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Giresun Devlet Hastanesi Acil servisinde Pratisyen Hekim olarak görev yapan sanığın nöbetçi hekim olarak görevli bulunduğu 6.8.2001 tarihinde darp, cebir ve alkol muayenesi için hastaneye gönderilen Asayiş Şube Müdürü Vekili M. Selçuk Aydın hakkında saat 00.30'da düzenlediği adli raporda kişinin alkolsüz olduğunu belirttikten sonra saat 02.30'da Nöbetçi C.Savcısını evinden telefonla arayarak Asayiş Şube Müdürünün gerekli muayenesini yaptığını ancak alkollü olduğu halde kendisine alkolsüzdür şeklinde rapor düzenlediğini bu yüzden vicdan azabı çektiğini, aslında kişinin alkollü olduğunu söylediğine ilişkin Nöbetçi C:Savcısı tarafından düzenlenen 6.8.2001 tarihli tutanak içeriğine göre sanığın söz konusu raporu hatır için düzenlediği hususunda cezalandırılmasına yeterli kanıt bulunmadığından eyleminin TCY. nın 354/1-4 maddelerinde yazılı suçu değil, adli bir olay nedeniyle kendisine gönderilen kişiyi alkolometre cihazı gibi alkollü olduğunu belirlemeye yeterli aletlerle muayene etmeden alkolsüzdür şeklinde rapor düzenlemiş olması görevini yasa-tüzük ve yönetmeliklerle belirtilen yönteme uygun şekilde gerçekleştirmemiş olduğunun kanıtı bulunması nedeniyle TCY.nın 240.maddesinde yazılı suçu oluşturacağı, olayda TCK.nun 230.maddesinin yasal unsurlarının mevcut olmadığı, aradan yaklaşık 5 saat geçtikten sonra (saat 05.25'te) bir başka hekim tarafından alkolometre cihazı ile yapılan muayenesi sonucunda kişinin alkolsüz olduğunun belirlenmiş bulunmasının suçun oluşumuna bir etkisi bulunamayacağı gibi aradan geçen zamanın uzunluğu ve darp olayının meydana geldiği saatte (23.30) dikkate alındığında kişinin olay anında gerçekten alkolsüz olduğunu gösteremeye yeterli sayılamayacağı cihetle sayın çoğunluğun (1) no.lu bozma düşüncesine katılmıyorum. Dairemizin 13.5.2002 gün ve 2002/6450-8338 Esas ve Karar sayılı kararı ve benzer uygulamaları da bu yöndedir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy