(1412 S. K. m. 260) (765 S. K. m. 274)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının 30.1.2002 tarihli suç duyurusu yazısında, sanığın 1.8.2001 tarihli mühür bozma eylemi nedeniyle 7.8.2002 tarihinde C.Savcılığına yazılı bildirimde bulunulduğu açıklandıktan sonra, bu kez 24.1.2002 tarihli mühür bozma eyleminden ötürü yasal işlem yapılmasının istenmesi karşısında, 7.8.2001 tarihli suç duyurusu üzerine sanık hakkında açılmış bir kamu davası bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suç tarihinin iddianame içeriğine ve kabule göre 1.8.2001 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 24.1.2002 olarak gösterilip bu tarih esas alınarak fazla ceza öngörülmesi,
3- Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY.nın 30.maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1.maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Refik Ö. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy