(6183 S. K. m. 51) (647 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 2, 260)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; Sanığa yükletilen kendiliğinden hak alma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal Tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu, anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak; 647 sayılı Yasanın 5. maddesinde değişiklik yapan 15.1.2003 tarih ve 4786 sayılı Kanunun suç tarihinden sonra yürürlüğe girmesi karşısında TCY. nın 2. maddesi gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Mustafa Uysal'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnameye uygun olarak ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı kanunun 51. maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair kısım hükümden çıkarılmak suretiyle biçiminde Düzeltilmek ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda Onanmak suretiyle C.Yargılama Yasasının 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 21.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy