(765 S. K. m. 30, 258, 266, 269)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.11.2002 tarih ve 2002/279-406 sayılı kararı uyarınca, sanığın icra müdürü ve avukata karşı haczi engellemek amacıyla gerçekleştirdiği sövme, tehdit, yaralama eylemlerinin bütün olarak TCY. nın 258/2. maddesine uyduğu gözetilmeden ayrıca aynı Yasanın 266, 269. maddesiyle de hüküm kurulması,
2- Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY. nın 30. maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Abdullah Kaya müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy