(765 S. K. m. 19, 191)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCY. nın 191/son maddesindeki para cezasının üst sınırının, aynı yasanın 19.maddesinde belirtilen para cezasının alt sınırını aşmadığı gözetilmeden anılan Yasanın 119/5.maddesi uyarınca arttırılmak suretiyle fazla ceza belirlenmesi,
2- 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Yasanın 2.maddesine 5335 sayılı Yasanın 22.maddesi ile eklenen 3.fıkra ve TCY. nın 2.maddesi hükmü uyarınca 1.5.2005 tarihinden itibaren adli para cezasının hesabında 1 YTL. nin altında kalan tutarın gözetilmemesi zorunluluğu
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Haydar Ç.'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2005 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
765 sayılı TCY.nın 191/son maddesi: sair tehdidat için alınacak ağır cezayı nakti 30 liradır hükmünü içermektedir. Bu nedenle maddede yazılı ağır para cezası maktu nitelikli olup alt ve üst sınırlar gösterilmemiştir. Maddede yazılı ağır para cezasının alt ve üst sınırlarının tespitinde TCY. nın 19 ve TCY. nın 3506 sayılı Yasa ile değişik Ek-3.4 ve 5 maddelerinin dikkate alınması gerekmektedir.
TCY. nın 19.maddesinde yazılı ağır para cezasının asgari haddi 1 Ağustos 1999 gün ve 4421 sayılı yasa ile 60.000.000 liraya, üst haddi ise 15.000.000.000 liraya çıkarılmıştır. Yeniden değerlendirme oranları dikkate alınmadığında suç tarihi olan 7.6.2002 tarihinde TCY. nın 191/son maddesinde yazılı ağır para cezasının alt haddi 218.000.000 TL. üst haddi ise 54.526.000.000 liradır. Dolayısı ile ön ödeme önerisine riayet edilmemiş olmasından dolayı para cezasının TCK. nun 119/5.maddesiyle yarı oranında artırılması halinde TCY. nın 119/4.maddesinde yazılı üst haddin aşılması söz konusu olmadığından yerel mahkemenin uygulanması yerinde ve isabetlidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 7.12.1999 gün ve 7/297-300 E-K sayılı kararları ve gene dairemizin 22.5.2003 gün ve 2002/21688 E.2003/4394 K.sayılı kararı ile benzeri kararları da bu yöndedir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy