(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 7. maddesinde zaman bakımından uygulanma, 5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasası'nın 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Yasası'nın 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın yürürlükten kaldırılmış olması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası ve bu Yasaların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı Yasası'nın 7. ve 5252 sayılı Yasası'nın 9/3. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yayası hükümleri de gözetilerek yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk, bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık B. T. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle sair hususlar incelenmeksizin, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy