(765 S. K. m. 240/2) (5237 S. K. m. 257/1)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; Belediye Başkanı ve Meclis Üyeleri olan sanıklara yükletilen eylem, Belediye Meclisinin 7.2.2001 günlü ve 5 sayılı kararı ile yaptıkları imar planı değişikliği sonucunda; "İmar Planı Yapılması ve Değişikliklerine Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 21/1.maddesi gereğine aykırı olarak ilgili Bakanlık görüşü sorulmadan okul yeri olarak ayrılmış olan taşınmazların konut alanına dönüştürülmesi ve okul alanının başka parsellere kaydırılmasıdır.
Sanıklar ise aşamalarda, görüş sorma ile ilgili hükmün gereğinin Meclis Kararında belirtilerek yerine getirildiğini, karardan sonra görüş için yazılarak imar planı değişikliğinin askı süresi içerisinde Bakanlık görüşünün alınmış olacağını ve Bakanlıkça bildirilecek görüşün uygun görülmesi halinde gerekli düzeltmenin yapılacağını ve bu şekildeki uygulamanın Yönetmeliğe uygun bulunduğu kanaati ve inancı ile kararı böyle aldıklarını, bu nedenle suç kasıtlarının bulunmadığı yolunda savunma yapmışlardır.
Açıklanan savunma içeriği ile Belediye Meclisinin 7.2.2001 gün ve 5 sayılı kararının 51 ve 65.sırasında yer alan imar planı değişikliğine ilişkin kararda, Yönetmelik gereği olan "ilgili yatırımcı kuruluşun görüşünün alınmasına" ifadesinin yer alması ve 26.2.2001 tarih ve 251 sayılı yazı ile de İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan yazıda, söz konusu imar planı değişikliğiyle ilgili olarak görüş istenmiş olması karşısında, sanıkların görevde yetkiyi kötüye kullanma bilinç ve iradesi ile hareket ettiklerine ilişkin kanıtlar açıklanmadan beraatleri yerine TCY.nın 240/2.maddesi ile hükümlülüklerine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Sami Doğruel ile öbür sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.1.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy