(765 S. K. m. 30, 391, 516) (1412 S. K. m. 253)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; sanığa yükletilen konut dokunulmazlığını bozma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal Tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY.nın 30. maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1.maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Süleyman Ertürk müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, sonuç para cezası 854.100.000 TL. biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükmün CYY.nın 322. maddesi uyarınca ONANMASINA,
2- Öbür suça gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın yakınanın evinin duvarındaki telefon ve elektrik kablolarını kesmesi biçimindeki eyleminin TCY.nın 516/ilk maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilerek 29.4.2001 tarihli vazgeçme tutanağı yakınana okunup tutanak içeriğinin doğru olması durumunda CYY.nın 253. maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi, aksi durumda anılan madde ile cezalandırılması gerekirken kamunun haberleşme olanağını önleyici eylemleri düzenleyen ve olayda uygulama yeri bulunmayan TCY.nın 391. maddesi ile hüküm kurulması,
b) Kabule göre de; kısa süreli olmadığı halde 1 yıl 2 ay hapis cezası paraya çevrilerek 647 sayılı Yasanın 4. maddesine aykırı davranılması,
c) Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY.nın 30. maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Süleyman Ertürk müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy