(765 S. K. m. 30, 245)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
I- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ait gerekçe: Sanık Ahmet Sinan Aydıner'e yükletilen görevliye etkin direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, tüm kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak şekilde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ait sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu;
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada ön görülen suç tipine uyduğu,
Yaptırım: Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık Ahmet Sinan Aydıner ile katılan sanık Kerem Celil Şengül müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, nisbi harca hükmedilmesine,
II- Sanık Kerem Celil Şengül'ün yaralama suçuna ait hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılan Ahmet Sinan Aydıner'e ilişkin raporlar Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve saptanılan bulguların adı geçeni kaç tarih iş ve gücünden alıkoyduğu ve hayati tehlikeye maruz bırakıp bırakmadığı konularında görüşünün alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Zor kullanma yetkisi bulunan polis sanık Kerem Celil Şengül'ün görevi sırasında yaralama eyleminin Polis Vazife ve Selahiyetler Kanununun öngördüğü yetkiler gözetilerek TCY.nın 245. maddesine girip girmediği tartışılmadan yaralama suçundan hüküm kurulması,
3- Kabule göre,
a- sanık Celil Şengül'ün yaralama eylemini direnme üzerine işlemesi karşısında, kanuni indirici nedeninin varlığının tartışılmaması,
b- Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY.nın 30. maddesini değiştiren 4806 s. Kanunun 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve katılan sanık Kerem Celil Şengül müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy