(765 S. K. m. 273, 279) (5237 S. K. m. 6)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın da taraf olduğu asliye hukuk mahkemesinde görülen bir davada yakınanın karşı tarafça tanık gösterilerek, mahkemeye çağırılması üzerine, sanığın "tanıklık yaparsan öldürürüm" diyerek tehdit etmiş olması karşısında yakınanın TCY.nın 279.maddesi kapsamında adli kamu görevi yapan kimselerden olduğu ve ceza yasası uygulamasında memur sayıldığı gözetilerek TCY.nın 273.maddesinin uygulanma olanağının düşünülüp gözetilmemesi,
2-Tekerrüre esas hükümlülüğü olan sanık hakkında TCY.nın 81.maddesinin uygulanmaması,
3-Gerekçeli karara sanığın doğum tarihinin nüfus kaydına uygun yazılmaması,
4-Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY.nın 30.maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1.maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve O yer ile Üst C.Savcılarının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 5.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy