(765 S. K. m. 99/1, 466/1) (1412 S. K. m. 135, 236, 250, 251, 253/5, 254/2)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; 1- CYY.nın 135. ve 236. maddelerine aykırı biçimde, iddianame okunup yasal hakları hatırlatılmadan yasaya aykırı suretle alınan savunma hükme dayanak yapılarak aynı Yasanın 254/2. maddesine de uyulmaması,
2- 25.4.2002 günlü oturumda hazır olan sanığa, önceki oturumda yokluğunda dinlenen tanık ifadeleri okunmayarak CYY.nın 250. ve 23.5.2002 tarihli oturumda son söz verilmeyerek aynı Yasanın 251. maddesine aykırı davranılması,
3- Uygulamaya göre de;
a) Taraf ve tanık anlatımlarında sanık ve yakınanın tartışıp küfürleştikleri sırada sanığın tabancasını doğrultup mekanizmasını hareket ettirdiğinin açıklanması karşısında, eylemin TCY.nın 466/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden kanıtlan yanlış değerlendiren gerekçeyle tehdit suçu olarak nitelendirilmesi,
b) Mağdurun hazırlık aşamasında yakınmadığı gözetilerek düşme kararının CYY.nın 253/5. maddesine dayandırılması yerine TCY.nın 99/1. maddesine dayalı olarak hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve Üst C. Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy