(765 S. K. m. 46, 258, 266)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Oluşa ve kabule göre başka bir suçtan aranan ve yakalanan sanığın kendisini karakola götürmek isteyen jandarma görevlilerine engel olmak amacıyla söverek, sarılıp tehdit ederek oluşan direnme eylemine bütünüyle TCY.nın 258/1-3 maddesine uyduğu gözetilmeden ayrıca TCY.nın 266/1. maddeleriyle de cezalandırılması,
2- Sanığın, temyiz dilekçesinde akli dengesinin yerinde olmadığını ileri sürüp, anti sosyal kişilik bozukluğu nedeniyle askerliğe elverişli olmadığına ilişkin GATA Hastanesi Baştabibliği'nin 26.12.1989 tarihli sağlık kurulu raporu fotokopisini sunmuş olması karşısında, fiili işlediği zaman şuur ve irade özgürlüğünü etkileyecek bir akıl hastalığı bulunup bulunmadığının Adli Tıp Kurumundan sorulduktan sonra sonucu göze hüküm kurulması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirdiğinden ve sanık Hanifi Çiftçi'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy