(765 S. K. m. 30)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve yasaya aykırı duruşma isteğinin reddiyle yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Her ne kadar hükümde yakınana ilişkin İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 4.12.2001 tarihli raporuna dayanılmış ise de, anılan raporda öngörülen 25 gün alışılmış uğraştan kalındığına ve yaşamsal tehlike bulunduğuna ilişkin sonucun sol temporal kemikte çatlak olmasına bağlı tutulduğu, buna karşın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından salt organ kaybı ve organ yitimi yönündeki düzenlenen 13.5.2002 tarihli raporda BBT'nin tetkikinde temporal kemikte fissür (çatlak) olmadığı şeklinde saptama yapıldığının anlaşılması karşısında raporlar arasındaki çelişki yönünden geçici ve sözü edilen kesin raporlar ile film ve grafiler gönderilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alışılmış uğraştan kalma süresi ve yaşamsal tehlike geçirilip geçirilmediği konularında yeniden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Uygulamaya göre; para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY.nın 30. maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık R. K.müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy