(765 S. K. m. 266, 272) (5237 S. K. m. 125/3)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın sövme suçunu köy muhtarı olan yakınanın görevi sırasında ve görevinden dolayı işlediğinin anlaşılmasına göre; eylemin TCY'nın 266/1. maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 266/1. ve 267. maddeleri ile hüküm kurulması,
2- Köy muhtarı olan yakınanın, 6813 Sayılı Yasanın 31, 32. ve 33. maddelerinin uygulanmasına dair 14 Ağustos 1987 tarihli yönetmelik hükümleri gereğince kendisine verilen görevi orman işletmelikleri ile birlikte kullanarak köyde ihtiyaç sahiplerine makta dağıtımı yaptıkları sırada eşit davranmadığına ilişkin iddialar araştırılarak, sanık hakkında TCY'nın 272. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- Sanığa verilen ağır para cezasının suç tarihine göre, 91.260.000.-TL olması ve 647 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca özgürlüğü bağlayıcı cezanın ise, günlüğü 3.042.000 TL den paraya çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, fazla ceza belirlenmesi,
4- Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY'nın 30. maddesini değiştiren 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Y. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy