(765 S. K. m. 289) (5237 S. K. m. 274)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanın sahte senet düzenlediğini iddia ederek suç yükleyen sanığın duruşmadaki "senedi bana yakınan düzenleyip verdi, ben de imzaladım" şeklindeki beyanının, TCY.nın 289/son madde ve fıkrasının uygulanmasını gerektiren iftiradan dönme niteliğinde olup olmadığının tartışılmaması,
2- Kabule göre de; para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY.nın 30.maddesini değiştiren 4806 sayılı Yasanın 1.maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve O yer C. Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 8.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy