(765 S. K. m. 285) (5237 S. K. m. 267, 269, 270)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; iftira suçunun oluşması için, failin adliyeye veya adliyeye durumu bildirecek olan bir makama katılan aleyhinde suç oluşturan bir eylemi ihbar ya da şikayet etmesi yasal koşuldur.
Sanığın aşamalarda ihbar mektubunu yazmadığını savunması ve katılan hakkında 7.12.1999 tarihli Kaymakamlık ön inceleme raporundaki ifade özetlerine göre, sanık ve mektupta adları yazılı diğer üç kişinin mektubu ve imzaları inkar ettiklerinin anlaşılması karşısında, ihbar mektubunu yazan veya yazma eylemine iştirak eden kişinin sanık olup olmadığı konusunda mektupta adları geçen İrfan, Bekir ve Hüseyin tanık olarak dinlenip gerekirse yazı ve imza incelemesi yaptırılmadan ve sanığın görevi devraldığı sırada düzenlenen 18.4.1999 tarihli teslim tutanağında adı yazılı kişiler tanık olarak dinlenilerek tutanağın düzenlenmesinde sanığın kasti bir davranışı olup olmadığı araştırılmadan, eksik incelemeyle ve varsayıma dayalı gerekçelerle hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Resul'ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy