(2709 S. K. m. 141) (1412 S. K. m. 32, 260, 308) (5271 S. K. m. 34, 230, 289)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Karar: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; Anayasanın 141, 1412 sayılı CYY.nın 32. 260 ve 308/7, 5271 sayılı CYY.nın 34, 230 ve 289/19. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, C. Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması ve Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açıdan, gerekçelerle disiplin işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianın, savunma ve varsa tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden ve bu ilkelere uyulmadan yalnızca suç öğeleri oluşmadığından söz edilerek gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılan N. vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.3.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy