(5271 S. K. m. 170, 225)
Dava: Yayın yoluyla hakaret suçundan sanık Halis hakkında yapılan hazırlık soruşturması sonucunda Üsküdar C.Başsavcılığınca verilen 19.8.2004 gün ve 2004/3778-5516 sayılı takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kadıköy 2.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilip kesinleşen 6.10.2004 gün ve 2004/472 D.iş sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığının 23.12.2004 gün ve 54156 sayılı yazılı emri içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 31.12.2004 gün ve 240327 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüldü:
Karar: Tebliğnamede "Tüm dosya kapsamına göre müşteki Aydın Doğan vekilinin 26.2.2004 tarihli şikayet dilekçesi ile sanığın kaleme aldığı "Kamuoyuna Duyuru" isimli kitapta,
"Aydın bir müesseseye yükleniyorsa içinde mutlaka kendisini ilgilendiren maddi bir menfaat vardır...
Mazda mümessilliğinin peşinde olan Aydın, Japon heyetinin arkasına adam takmış, nereye gidiyorlar, kimlerle görüşüyorlar takip ettiriyormuş. İşte bu tarihten itibaren medya grubu ile P...'a yüklenmeye başladı...
Yaşanan bu büyük sıkıntıdan dolayı biraderim rahmetli Muhsin, intihar ederek aramızdan ayrıldı...
Sayın Aydın el altından şu mesajı bana gönderdi; M...'ya bulaşma, ben alacağım...
M... yetkililerine, Sayın Aydın'ın... yaptığı baskıdan korktuğum için ben bu konuda yokum, haberini ilettim...
Aydın, D... tesisinin bir süre gecikmesine vesile olarak destekçilerinin bir müddet daha monopol kalmalarını sağladı...
Aydın'a soruyorum, sen üretken hangi sektörde varsın, hayatında bir şey ürettin mi? Zamanında çelik halatı aldın, onu da yürütemedin...
Bir gün gelip kendilerinin de doğru yolu bulacağına inanıyorum...
Elinde çok büyük bir basın gücü var. Bu güç nedeniyle herkes, bana da çamur atar diye korkuyor, en başta da ben..." Şeklinde ve benzeri ifadeler kullanarak, gerçeklerle hiçbir ilgisi olmayan ve tamamen hayal ürünü olan iddia ve isnatlarda bulunmak suretiyle müvekkilinin kişilik haklarını kamuoyunda rencide ettiğini belirterek, yayın yoluyla hakaret etmek suçundan dolayı cezalandırılmasını talep ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın kastının mevcut delillerle birlikte mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin itirazın kabulü ile sanık hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesi yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir" denilmektedir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 170/2 maddesinde "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; C.Savcısı bir iddianame düzenler." Anılan Yasanın 225. maddesinin 1. ve 2.fıkralarında ise "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." İçeriğindeki yakınanın yönelik bazı sözlerin, hakaret suçunun işlendiği hususunda kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan kanıtlara göre, sanığın eyleminin ve fiilin niteliğinin mahkemece tartışılıp değerlendirilmesi yukarıda belirtilen yasa maddelerine daha uygun sonuçlar doğuracaktır.
Sonuç: Yargıtay C.Başsavcılığının yazılı emir doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, yayın yoluyla hakaret suçundan sanık Halis hakkında Kadıköy 2.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 6.10.2004 tarih ve 2004/472 D. iş sayılı kararın Ceza Muhakemesi kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına 26.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy