(1136 S. K. m. 34) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Avukat olan sanığa, dava açması için katılanın para verdiğini söyleyen tanıklar Melahat ile Halis'in anlatımları yöntemince tartışılıp irdelenmeden yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
2- Avukatlık Kanunu'nun 34.maddesine göre yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak zorunluluğu bulunan sanığın duruşma gününden haberi olmasına karşın herhangi bir özrü olmaksızın müvekkiline de duruşmaya katılmayacağını bildirmeden, kendi yorumuna göre davanın reddolunacağı düşüncesiyle Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/987 Esas sayılı dosyasındaki duruşmaya katılmayarak davanın müracaata kalmasına sebebiyet verme biçimindeki eyleminin görevi savsama suçunu oluşturduğunun gözetilerek, 5237 sayılı TCY. nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı TCY. larının ilgili hükümlerinin olaya ayrı ayrı uygulanması suretiyle karşılaştırılarak sanık yararına olan yasa hükmünün belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve katılan S
Y
'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşünce reddiyle Hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy