(765 S. K. m. 285) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın Cumhuriyet Savcılığına, Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğüne, Tabipler Odası Başkanlığı'na verdiği dilekçelerinde katılan doktorun icbar suretiyle irtikap suçunu işlediğini açık ve ısrarlı bir biçimde belirterek şikayet etmesi üzerine yürütülen tüm soruşturmaların kanıt yokluğundan katılan doktor lehine sonuçlanması karşısında; sanığın suç işlemediğini bildiği sanık hakkında bilerek yetkili mercilere suçlamada bulunduğunun anlaşılması karşısında, eylemin iftira suçunu oluşturacağı gözetilerek, 5237 Sayılı Yasanın 7/2, 5252 Sayılı Yasanın 9/3 madde ve fıkraları uyarınca 765 ve 5237 Sayılı Ceza Yasalarının ilgili hükümleri karşılaştırılıp sanık yararına olan yasa hükmü saptanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken,
Yasal olmayan gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılan Mehmet Reha Cengizler vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy