(5395 S. K. m. 25, 24, 23) (5275 S. K. m. 122) (5237 S. K. m. 7)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 15.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanununun 25, geçici 1. maddeleri hükümlerine aykırı olarak, Cumhuriyet Savcısının duruşmaya katılması,
2- 5395 Sayılı Yasanın uzlaşmayı düzenleyen 24. ve hüküm açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 23. maddeleri gözetilmeden ve bu konularda bir değerlendirme yapılmadan, yargılamaya devamla hüküm kurulması,
3- 5275 Sayılı yasanın 122. maddesi ile 647 Sayılı yasa yürürlükten kaldırılmış olup, 5275 Sayılı Yasa'da süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin olarak gecikme zammı öngörülmemesi nedeniyle, gecikme zammına hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi,
4- 5237 Sayılı Yasanın 7/2, 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca, 765 ve 5237 Sayılı TCY. larının ilgili hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılarak lehe olan yasa hükümlerinin belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık K. D. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy