(4483 S. K. m. 4, 11)
Dava: Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan haklarında soruşturma açılması istenilen şüpheliler Hüseyin D. ve Mehmet B.'a ilişkin olarak yapılan soruşturma sonucunda Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.4.2005 tarihli ve 2005/7344 hazırlık, 2005/35501 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 7.6.2005 tarihli ve 2005/ 674 Müt. sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2005 gün ve 2005/187257 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dosya Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Kanun yararına bozma isteyen tebliğname de özetle; Belediye fen işleri müdür yardımcıları olarak görev yapan sanıklarla ilgili şikayet üzerine 4483 sayılı Kanun gereğince yapıla ön inceleme sonucu Üsküdar Kaymakamlığınca soruşturma izni verilmemesine dayanılarak verilen 16.2.2005 gün ve 2004/19604 hazırlık, 2005/1380 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra bu karara dayanak yapılan Üsküdar Kaymakamlığının 28.12.2004 gün ve 2004/57 sayılı soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararının İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 16.3.2005 gün ve 200/89/116 sayılı kararı ile bozulduğu anlaşıldığından, sanıklarla ilgili kovuşturmaya devam olunması gerekirken, aynı suçtan daha önce takipsizlik kararı verildiği gerekçesiyle verilen takipsizlik kararına yapılan itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Yasanın 4. maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcıları, bu kanun kapsamındaki suçlarla ilgili olarak bir ihbar veya şikayet aldıklarında veya böyle bir durumu öğrendiklerinde ivedilikle toplanması gerekli ve kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespitten başka hiçbir işlem yapmayarak ilgili merciden soruşturma izni isterler. Bu iznin doğrudan veya itiraz sonucunda verilmesi durumunda aynı yasanın 11. maddesi uyarınca ceza soruşturması yürütülerek sonuçlandırılır. 4483 sayılı Yasa, kapsamı içerisindeki görevliler ve suçlar bakımından ceza soruşturması açılabilmesini 'izin koşuluna' bağlamıştır.
Başka bir anlatımla 4483 sayılı yasa uyarınca gerekli soruşturma izninin alınamaması halinde ceza soruşturması başlamadığı için, suç işlendiği yolunda yapılmış olan ihbar veya şikayetler hakkında inceleme/işlem yapılmasına yer olmadığı kararı verilebilir ise de kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilemeyecektir.
Sonuç: İncelenen dosyada, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma izni verilmeden önce yasaya aykırı biçimde verilen 16.2.2005 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararı hukuken bir değer taşımıyor ise de, sonradan soruşturma izni verilmemesi kararının Bölge İdare Mahkemesinin 16.3.2005 tarihli ve 2005/ 89-116 sayılı kararı ile kaldırılarak iznin verilmesi üzerine Üsküdar C. Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda verilen 21.4.2005 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararında suçun işlendiğine dair delil bulunmadığı gerekçesine de dayanılmış bulunması ve bu karara karşı yapılan itirazı 5271 sayılı CYY.nın 173. maddesi kapsamında inceleyen merciin, soruşturmada elde edilen delillere göre itirazı reddetmesi karşısında, merciin ret kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Adalet Bakanlığının isteğine uygun olarak düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesindeki düşünce dosya içeriğine uygun görülmediğinden, kanun yararına bozma isteğinin reddine, 28.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy