(765 S. K. m. 285) (5271 S. K. m. 150)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede sanığa yükletilen suç için TCY.'da öngörülen ceza miktarına göre CYY.nın 150/3. madde ve fıkrası uygulanmamış ise de, 6.12.2006 tarihinde 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik karşısında; bozma yapılmamış olup başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın suçlanıp hakkında dava açılmasına neden olan Muammer Özyurt'un işyerinde gerçekleşen hırsızlık olayına ilişkin olarak ilgilinin karakola müracaatından sonra sanığın tanık sıfatıyla karakola çağrıldığında verdiği ifade ve yapılan teşhis üzerine katılan İbrahim hakkında hırsızlık suçundan dava açılması ve sanığın katılan hakkında dava açılmasından sonra da tanıklığını sürdürmesi eyleminde, TCY.nın 285. maddesinde açıklanan ihbar ve şikayette bulunma koşulunun nasıl gerçekleştiği açıklanmadan ve eyleminin yalan tanıklık suçunu oluşturup oluşturmadığı da tartışılmadan hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Hüseyin müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy