(765 S. K. m. 285) (5275 S. K. m. 106, 122)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklardan Mustafa Öztunç'un iftiraya konu suçun soruşturması sırasında (30.3.2005 tarihli Cumhuriyet Savcılığı savunması) senetteki imzaların kendilerine ait olduğu biçimindeki anlatımının suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCY.nın 285/1-son madde ve fıkrasında yazılı suçlamadan geri dönme niteliğinde bulunup bulunmadığının tartışılmaması,
2- 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Yasanın 106. maddesinde süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı öngörülmemesine göre gecikme zammı uygulanması olanağı bulunmadığının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar Nimet Öztunç ve Mustafa Öztunç'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy