(1163 S. K. m. 59/7, Ek m. 2/1) (1412 S. K. m. 163)
Dava: Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan sanıklar Mustafa Faruk Haydaroğlu, Nihan Minetoğlu, Soner Dalboy, Necdet Halil Eraslan ve Celal Aksoy hakkında yapılan hazırlık soruşturması sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 4.4.2004 gün ve 2004/595-6140 sayılı takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilip kesinleşen 21.6.2004 gün ve 2004/945-945 D. İş sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 17.1.2005 gün 2827 sayılı yazılı emri içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1.2.2005 gün ve 11824 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede "dosya kapsamına göre, S.S Büyük Bayındır Yapı Kooperatifinin yönetim kadrosunda görev yapan sanık ve arkadaşlarının, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının bilgisi ve izni olmamasına, anılan Kooperatife tahsis edilmiş arsa bulunmamasına, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca kredi verilmemesine rağmen, Türkiye genelinde yayın yapan muhtelif gazetelere verdikleri ilanlarda ve elden dağıtılan broşürlerde "Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının" isim ve amblemlerini kullanmak, suretiyle "Düşleriniz gerçek oluyor", ayda 100 milyona kira öder gibi ev sahibi olacaksınız", "Büyük Toplu Konut Hamlesi" gibi ibarelerin bulunması, ayrıca müşteki tarafça ileri sürülen hususların ibraz edilen delillerle birlikte değerlendirildiğinde kamu davasının açılmasını gerektirir yeterlilikte ve nitelikte bulunduğu gibi, bu delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine yazılı biçimde gerekçe ile reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Ceza Yargılama Yasasının 163. maddesinde, "Yapılan hazırlık soruşturması sonucunda toplanan deliller kamu davasının açılmasına yeterli ise Cumhuriyet Savcısı mahkemeye bir iddianame vermek suretiyle kamu davasını açar. İddianamede sanığın açık kimliği, isnat olunan suçun neden ibaret olduğu, suçun kanuni unsurlarıyla uygulanması gereken kanun maddeleri, deliller ve duruşmanın yapılacağı mahkeme gösterilir. Asliye ve Ağır Ceza Mahkemelerine ait işlerde, hazırlık soruşturmasının verdiği esaslı neticeler dahi iddianameye yazılır. "Aynı yasanın 257. maddesinde ise "Hükmün mevzuu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir. Fiili takdirde mahkeme, iddia ve müdafaalarla bağlı değildir" hükümleri yer almaktadır. İncelenen dosya içeriğine göre, konut yapı kooperatifi yönetim kurulu başkan ve üyesi olan sanıkların kooperatifi tanıtmak ve ortak kaydetmek amacıyla yaptıkları gazete ilanı ve bastırdıkları broşürlerin yanıltıcı bilgi ve unsurlar taşıdığına ilişkin kamu davası açmaya yeterli kanıtlar bulunduğu anlaşılmaktadır. Sanıkların anılan eylemlerinin, 1163 sayılı Yasanın 59. maddesinin 7. fıkrası göndermesiyle anılan Yasanın ek 2/1. maddesine uyup uymadığının, toplanan kanıtlara göre, mahkemece tartışılıp değerlendirilmesi ve suçun nitelendirilmesinin mahkeme tarafından yapılmasının yukarıda belirtilen Yasa maddelerine daha uygun sonuçlar doğuracağı açıktır.
Sonuç: Belirtilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emir doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan sanıklar Mustafa Faruk Haydaroğlu, Nihan Nimetoğlu, Soner Dalboy, Necdet Halil Eraslan ve Celal Aksoy haklarında Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 21.6.2004/945-945 değişik iş sayılı kararın C.Yargılama Yasasının 343. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 17.5.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy