(5237 S. K. m. 7, 257) (5252 S. K. m. 9) (1136 S. K. m. 34, 41) (765 S. K. m. 230)
Bir hukuki uyuşmazlık nedeniyle başkasını temsil etme görevini kabul ederek vekalet ilişkisi kurulmasını sağlayan avukat, müvekkilinin menfaatine ve iradesine uygun bir sonuca yönelen bir iş görmeyi, zaman kaydına tabi olmaksızın ve nispeten bağımsız olarak yapma borcunu, amacın elde edilememesinden doğacak sonuç ona ait olmamak üzere yürütür. Takipten çekilen avukatın o işe ait vekalet görevini 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 41. maddesine göre durumu müvekkiline tebliğinden itibaren on beş gün süre ile sürdürmesi ve aynı Yasanın 34. maddesi uyarınca bu sürede görevini özen, doğruluk ve onur içerisinde yerine getirmesinin zorunlu bulunduğu gözetildiğinde sanığın, alacaklı vekili olarak takip etmekle yükümlü olduğu icra dosyalarını takip etmeyip, işlemden kaldırılmasına neden olarak görevini savsadığının anlaşılması üzerine, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCY hükümleri uyarınca görevi savsama suçunun oluştuğu gözetilmeden yasaya aykırı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi ve 5237 sayılı TCY. 257. maddesinde suçun oluşması bakımından görevin gereklerine aykırılık teşkil eden icrai ve ihmali davranışta ayrıca kişilerin mağduriyetine, kamu zararına ya da kişilere kazanç sağlanmasına neden olma öğeleri arandığından, aynı yasanın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca suç unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği de araştırılıp tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve katılan T.E.'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy