(5237 S. K. m. 7, 106) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Karar: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tehdit suçundan sanıklar İdris Uzun, Engin Uzun, Yüksel Uzun ve Erol Uzun haklarında kurulan hükümlere ilişkin temyizde,
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilir ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalara göre, sanıkların yakınana yönelik seni öldüreceğiz, karını dağa kaldıracağız biçimindeki objektif olarak korkutucu nitelikteki sözlerinin tehdit suçunu oluşturmasına karşın, kavgada kızgınlıkla söylenip muhatabı üzerinde ciddi korku yaratmadığı biçimindeki gerekçeyle beraatine karar verilmesi yasaya aykırı görülmekle, 5237 Sayılı Yasanın 7/2, 5252 Sayılı Yasanın 9/3 madde ve fıkraları uyarınca 765 ve 5237 Sayılı TCY.larının ilgili hükümlerinin karşılaştırılarak sanıklar yararına olan yasa hükümleri saptanıp sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcılarının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükümlerin BOZULMASINA,
2- Yaralama suçundan sanık Yüksel Uzun hakkında kurulan hükme ilişkin temyize gelince,
5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 7. maddesinde zaman bakımından uygulanma, 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasasının 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Yasasının 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Yasasının yürürlükten kaldırılmış olması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası ve bu Yasaların hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı Yasasının 7. ve 5252 sayılı Yasasının 9/3. maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Yasası uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5237 sayılı Türk Ceza Yasası hükümleri de gözetilerek yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Yüksel Uzun'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair hususlar incelenmeksizin, hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy