(5237 S. K. m. 7, 297) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 81, 307)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 7. maddesinde zaman bakımından uygulanma, başlıklı 7/2 maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur biçimindeki hükmün uygulama yöntemine ilişkin ayrıntılar TCY.nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında kanunun 9. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrasında 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK. nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği belirtilmiş olmasına karşın bu düzenlemenin genel kural (ilke) niteliği taşımadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle failin lehine olan yasa hükmünün uygulanabilmesi açısından hangi durumlarda duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiğinin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Önceki ve sonraki yasa hükümlerinden hangisinin fail (sanık) lehine olduğunu saptamak için her bir somut olayı ayrı ayrı irdeleyerek;
765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 307/a-1 maddesinde belirtilen cezaevine yasak uyuşturucu madde sokma suçunun, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı yasanın 297/1. maddesiyle öğelerinin değişmesi ve ele geçen eşyanın ayrı bir suç oluşturması halinde fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek cezanın 1/2 oranında arttırılacağının öngörülmesi karşısında, duruşma açılarak hüküm kurulması ve ayrıca 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 81 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçelerle belge üzerinde hükümlü hakkında yeni bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve Üst C.Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair hususlar incelenmeksizin, hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 28.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy