(5271 S. K. m. 160, 163, 164, 170, 171, 172, 173, 174) (4483 S. K. m. 4, 11)
Dava: Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan hakkında soruşturma açılması istenilen A.'ye ilişkin olarak K. Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29.3.2005 tarih ve 2005/178 - 2005/35 sayılı takipsizlik kararına yapılan itirazın reddine dair M. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 15.4.2005 tarihli ve 2005/115-115 Müt. sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1.9.2005 gün ve 2005/151933 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dosya Daireye gönderilmekte incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede özetle; Köy muhtarı olan A. hakkında yakınanın dilekçesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2004/503 sayılı hazırlık soruşturması yapılarak 17.12.2004 tarih ve 2004/503 215 sayılı kararla kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, yakınanın ayrıca D. Kaymakamlığı'na verdiği dilekçeye ilişkin olarak soruşturma izni verilmemesi kararına yaptığı itiraz üzerine D. Bölge İdare Mahkemesinin 21.2.2005 gün ve 2005/9-29 sayılı kararı ile Kaymakamlıkça verilen kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, D. Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 17.12.2004 tarihli önceki takipsizlik kararının usulünce yapılmış bir soruşturma sonucu verilmemiş olması nedeniyle geçerliğinin bulunmadığı, dolayısıyla D. Bölge İdare Mahkemesince verilen karar üzerine Cumhuriyet Savcılığınca usulüne uygun yeni bir soruşturma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekildeki gerekçeyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Bir suçun işlendiği hususunda kendisine ihbar veya şikayette bulunulan ya da diğer yollarla bu yönde bilgi alan Cumhuriyet Savcısının soruşturma görevi 1412 sayılı CMUK. nun 153, 5271 sayılı CMK. nın 160. maddeleri uyarınca başlamaktadır. Bu şekilde başlayan ceza soruşturması sonucunda Cumhuriyet Savcısınca, aynı yasaların 163,164. ve 170,171, 172. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasına ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmelidir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararının birtakım hüküm ve sonuçları bulunmaktadır. Bu karara karşı ilgililerin itiraz hakları bulunduğu gibi, 5271 sayılı CMK. nın 173/6. maddesi uyarınca itirazın merci tarafından reddi halinde kamu davasının açılması yeni delil bulunması ve merciin karar vermesi koşuluna bağlı tutulmuştur.
Buna karşın, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Yasa kapsamı içerisindeki görevliler ve suçlar bakımından ceza soruşturması açılabilmesi izin koşuluna bağlanmıştır. 4483 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcıları, bu kanun kapsamındaki suçlarla ilgili olarak bir ihbar veya şikayet aldıklarında veya böyle bir durumu öğrendiklerinde ivedilikle toplanması gerekli ve kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespitten başka hiçbir işlem yapmayarak ilgili merciden soruşturma izni isterler. Bu iznin doğrudan veya itiraz sonucunda verilmesi durumunda aynı kanunun 11. maddesi uyarınca ceza soruşturması yürütülerek sonuçlandırılır. Başka bir anlatımla 4483 sayılı yasa hükümleri uyarınca gerekli soruşturma izninin alınamaması halinde ceza soruşturması başlamadığı için, suç işlendiği yolunda yapılmış olan ihbar veya şikayetler hakkında işlem yapılmasına yer olmadığı kararı verilebilecek ise de, CMK. nın 172. maddesinde belirtildiği anlamda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilemeyecektir.
Sonuç: İncelenen dosyada yakınanın doğrudan D. Cumhuriyet Savcılığına verdiği dilekçe üzerine Kaymakamlıktan soruşturma izni istenilmesi gerekirken, yasal usule uygun olarak başlatılmayan soruşturma hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair verilmiş bulunan 17.12.2004 tarihli kararın hukuken geçerli bulunmadığının anlaşılması ve aynı konuda Kaymakamlığın soruşturma izni verilmemesi kararının D. Bölge İdare Mahkemesince kaldırılmış olması karşısında, idare mahkemesi kararıyla verilmiş bulunan soruşturma izni uyarınca ceza soruşturması açılarak sonucuna göre işlem yapmak gerekirken, hukuka aykırı gerekçelerle önceki 17.12.2004 tarihli kararı gerekçe göstermek suretiyle verilen 29.3.2005 gün ve 2005/178-35 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararına yakınanın yaptığı itirazın mercii tarafından kabul edilmesi yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CYY. nın 309. maddesi uyarınca M. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 15.4.2005 tarihli ve 2005/115-115 Müt. sayılı kararın BOZULMASINA, müteakip işlemlerin M. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yerine getirilmesine, 10.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy