(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 317) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
1- Yaralama suçuna ait kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 s. Kanunun 8/1 ve 1412 s. CYY.nın 317. maddesi uyarınca sanık Mehmet Karaca müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz isteğinin REDDİNE,
2- Tehdit suçuna ait hükme yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
5237 s. Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulanma, 5252 s. Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 s. Kanununun 12. maddesi ile 765 s. Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılmış olması, 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Yasaların hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 s. Kanununun 7. ve 5252 s. Kanununun 9/3. maddeleri ve 5271 s. Ceza Muhakemeleri Kanunu uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5237 s. Türk Ceza Kanunu hükümleri de gözetilerek yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık Mehmet Karaca müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden diğer hususlar incelenmeksizin, hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy