(5271 S. K. m. 161, 223) (2802 S. K. m. 86, 89) (4863 S. K. m. 3) (2918 S. K. m. 36)
Dava: Görevi kötüye kullanmak suçundan sanık
hakkında yapılan yargılamada 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durdurulmasına dair, Haymana Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 23.2.2006 tarih ve 2004/221 Esas, 2006/69 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 10.11.2006 gün ve 52171 sayılı kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 8.12.2006 gün ve 291397 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede tüm dosya kapsamına göre; polis memuru olan sanık
. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırılık suçunu işleyen kişi hakkında tutanak düzenlenerek, ilgili deftere kaydedilmiş olmasına rağmen, adliyeye sevk edilmemesi sebebiyle açılan davanın yapılan yargılamasında, suç tarihinde Haymana İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapmakta olan ve dosyanın kapsamından, sıfatı gereği 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 89. maddesi gereğince verilen kovuşturma izni üzerine halen Ankara Ağır Ceza Mahkemesince yargılaması devam eden Necmi B. ile birlikte suç işlediği gerekçesiyle 2802 sayılı Kanun'un 86. ve 4483 sayılı Kanun'un 3. maddeleri gereği kamu davasının açılabilmesi için izin alınması gerektiğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durdurulmasına karar verilmiş ise de; sözü edilen Kanunun 161/5. maddesi gereğince, kolluk görevlilerinden sadece en üst dereceli kolluk amirlerinin, kanun tarafından kendilerine verilen veya kanun dairesinde kendilerinden istenen adliye ile ilgili görev veya işlerde kötüye kullanma veya ihmalleri bulunması halinde hakimlerin görevinden dolayı tabi oldukları yargılama usulünün uygulanabileceği ayrıca, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 86.maddesi gereğince sadece hakim ve savcıların suçlarına iştirak edenlerin aynı soruşturma ve kovuşturma mercilerine tabi olacağı gözetilmeksizin, suç tarihi itibariyle en üst dereceli kolluk amiri sıfatı bulunmayan sanık hakkında yürütülen kamu davasının durmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 sayılı CYY. nın 161/5. madde ve fıkrasında Kanun tarafından kendilerine verilen veya kanun dairesinde kendilerinden istenen adliye ile ilgili görev veya işlerde kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kamu görevlileri ile Cumhuriyet Savcılarının sözlü ve yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk amir ve memurları hakkında Cumhuriyet Savcılarınca doğrudan doğruya soruşturma yapılır. Vali ve kaymakamlar hakkında 2.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri, en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise, hakimlerin görevlerinden dolayı tabi oldukları yargılama usulü uygulanır, hükmünü öngörmekte, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 86. maddesi ise Hakim ve Savcıların suçlarına iştirak edenler aynı soruşturma ve kovuşturma mercilerine tabidirler. hükmünü içermektedir.
Sanık
.., bir polis memurudur ve Haymana Emniyet Müdürlüğü nezdinde görev yapmakta, görevli olduğu tarihte en üst dereceli kolluk amir sıfatını taşımamaktadır. CYY.nın 161/5. maddesi, adli görevin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlarda en üst dereceli kolluk amirleri hakkında hakimlerin görevlerinden dolayı tabi oldukları yargılama usulünün uygulanması gerektiğini öngörmektedir. İştirak halinde işlenen suçlarda bağlantı nedeniyle davanın aynı yargı merciinde görülmesi olanaklı ise de, en üst dereceli kolluk amirleri dışındaki kamu görevlileri hakkındaki iddiaların 2802 sayılı Kanun hükümleri uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması olanağı bulunmamaktadır.
2802 sayılı kanunun 86. maddesi, ancak Hakim ve Savcıların görev suçlarına iştirak eden kamu görevlilerinin aynı soruşturma ve kovuşturma mercilerine tabi olduğunu hükme bağlamaktadır.
Sanık polis memurunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca düzenlenen tutanak nedeniyle mahkemeye sevki gereken
. Polis Derneğine yapılacak bağış karşılığında mahkemeye sevk işlemini yapmayarak görevini kötüye kullanması eyleminin soruşturmasında, bu talimat en üst dereceli amir olan ve halen yargılaması Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde süren
.. tarafından verilmiş olsa ve suç iştirak halinde işlenmiş olsa bile 2802 sayılı Kanunda belirtilen yöntemlere uyulmasını gerektirmez.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, Haymana Asliye Ceza Mahkemesince verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen 23.2.2006 gün ve 2004/221-2006/69 sayılı Durma Kararının Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargılamaya kaldığı yerden devam olunmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine 06.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy