(5271 S. K. m. 173, 172, 309)
Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan şüpheli E. hakkında yapılan hazırlık soruşturması sonucunda, Suluova Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.09.2005 tarihli ve 544/365 sayılı takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin 28.10.2005 tarihli ve 2005/67 müteferrik sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.3.2006 gün ve 2006/18785 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dosya Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede özetle takipsizlik kararına itiraz üzerine incelemeyi yapan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 173/3. maddesi uyarınca karar vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görmesi halinde, bu hususu açıkça belirtmek suretiyle o yer sulh ceza hakimini görevlendirebileceği ve sonucuna göre de, kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa istemin gerekçeli olarak reddine, delil bulunduğu takdirde ise kabulüne karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 sayılı CYY'nın 5353 sayılı yasa ile 173/3. maddesi uyarınca itirazı inceleyen merciin, soruşturmanın genişletilmesi gereken durumda ilgili sulh ceza hakimini görevlendirmesi ve sonucuna göre itiraz hakkında karar vermesi gerekmekte ise de, 233 ve 399 Sayılı KHK'lere bağlı kamu iktisadi teşebbüsü iken 25.11.2000 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı TC Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve Türkiye Emlak Bankası A.Ş. hakkında kanunun 1. maddesinin ikinci bendi ile, T.C. Ziraat Bankası, 4389 Sayılı Bankalar Yasası ve genel hükümlere tabi anonim şirket haline getirilmiş ve aynı maddenin 5. bendi gereğince de banka hakkında 233 ve 399 Sayılı Yasa Hükmünde kararnamelerin uygulanmayacağının kabul edilmiş olması gözetildiğinden, 765 Sayılı TCK'nin 279. maddesine göre memur ve 5237 Sayılı TCK'nin 6c maddesi uyarınca da kamu görevlisi niteliğinde bulunmadığı gibi 399 sayılı KHK'nın değişik 11/b maddesi gereği görev suçlarında memur gibi cezalandırmayı sağlayan bağın da sözü edilen 4603 Sayılı kanun hükümlerince ortadan kaldırılması karşısında, Ziraat Bankası Şube Müdürü olan sanığa yüklenen, müştekinin babasına ilişkin borç kapatıldığı halde ipoteği kaldırmama ve kefillerden bazılarına yersiz icra takibi yapma suretiyle görevde, yetkiyi kötüye kullanma suçunun faili olamayacağı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 172. maddesi uyarınca verilen takipsizlik kararının neticesi itibariyle doğru görülmesi konusunda merciin itirazın reddine karar vermesi gerekirken, kanuna ve dosya içeriğine aykırı gerekçelerle kabulüne karar vermesi yasaya aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi uyarınca Veziköprü Ağır Ceza Mahkemesinin 28.10.2005 tarihli ve 2005/67 müteferrik sayılı kararın BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mercii Ağır Ceza Mahkemesince yerine getirilmesine, 11.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy