(5237 S. K. m. 257)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1412 Sayılı CMK. nun 153 ve 154. (5271 Sayılı CMK. nun 160, 161) maddeleri göre doğrudan doğruya veya zabıta memurları aracılığıyla hazırlık soruşturmasını yapma yetkisi Cumhuriyet Savcılığı'na ait olmakla birlikte anılan yasanın 156. maddesi gereğince de suçluları aramak ve işin aydınlığa kavuşması için gereken önlemleri almakla yükümlü kolluk görevlileri işi bir taraftan Cumhuriyet Savcısına bildirerek deliller yok olmadan toplanmasını sağlayacak önlemleri alarak diğer işlemler için Cumhuriyet Savcısının talimatı ile hareket etmeleri gerektiği düşünülmeden, İlçe Jandarma Bölük Komutanı olan sanığın kanunen kendisine yüklenen bu görevleri yapmayarak görevini ihmal ettiği gözetilmeden, 765 TCK. nın 230 (5237 sayılı TCK. 257) maddesi yerine, TCK. 240'dan hükümlülük kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık Ahmet müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy