(5271 S. K. m. 172, 309)
Dava: Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan şüpheliler Mehmet Akbay ve 20 arkadaşı hakkında yapılan soruşturma sonucunda, Karşıyaka C. Başsavcılığınca düzenlenen 17.3.2005 tarihli ve 2005/5834 - 2223 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılana itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 27.5.2005 tarihli ve 2005/304 müteferrik sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığının 13.12.2005 gün ve 53064 sayılı yasa yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5.1.2006 gün ve 2006/218062 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dosya Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Yasa yararına bozma isteyen tebliğnamede özetle; Tekel Çamaltı Tuz işletmesinde yönetici olarak görev yapan sanıkların, Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı işini usulsüz olarak, 1.5 milyon dolardan 23 milyon dolara artırdıkları, usule aykırı olarak iş süresinin tamamından fazla cezasız olarak ek süre verdikleri, işin yapıldığı alanın 1. derecede doğal Sit alanı olduğu ve izin alınmasının mümkün olmadığı halde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırılıkta bulunmak suretiyle yatırıma devam ettikleri şeklindeki müşteki tarafından ileri sürülen iddiaların, dosyada bulunan 25.12.2003 tarihli ve 12-27 sayılı müfettiş raporu ile Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünün 2003 tarihli raporu dikkate alındığında ve daha önce aynı konuda yapılan soruşturma kapsamında değerlendirilmediği de anlaşıldığından, kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, ayrıca ibraz edilen iddialar ve deliller hakkında gerektiğinde bilirkişi görüşü alınarak, haklarında kamu davası açılan diğer sanıklarla birlikte mahkemesince delillerin takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
1- Şüpheli Mehmet Akbay'ın suç tarihinde Tekel Çamaltı Tuz İşletmesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olması nedeniyle, 4483 sayılı Yasanın 17. maddesi ile değişik399 sayılı Yasa Gücünde Kararnamenin 11/d madde ve fıkrası uyarınca, yetkili idari merciden soruşturma izni istenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu kişi yönünden henüz başlamış bir ceza soruşturması bulunmamasına karşın kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi ve ortada CYY'nın 172. maddesi anlamında itiraza tabi bir karar da bulunmadığı gözetilmeden, kanuna aykırı verilmesi nedeniyle hukuken geçersiz olduğu belirlenen bu karar dolayısıyla merci Ağır Ceza Mahkemesinin de sözü edilen gerekçelerle incelemeye veya işlem yapılmasına yer olmadığına karar vermesi yerine itirazı incelemek suretiyle itirazın reddine hüküm kurulması,
2- Diğer şüpheliler bakımından, dosyadaki bilgi ve belgeler ile yakınanın iddiaları gözetildiğinde, şüphelilerin görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan yargılanmaları için yeterli şüphe nedenlerinin gerçekleştiği anlaşıldığı halde mercii Ağır Ceza Mahkemesi tarafından itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi,
Sonuç: Usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamedeki düşüncesi açıklanan nedenlerle yerinde görülerek 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 27.5.2005 tarihli ve 2005/304 müteferrik sayılı kararının yasa yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mercii Ağır Ceza Mahkemesince yerine getirilmesine, 31.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy