(5237 S. K. m. 106) (765 S. K. m. 308)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A- Sanığın 27.6.2000 günü Mehmet K.'a sövme ve tehdit, aynı tarihte katılan Sevda K.'a sövme, 11.7.2000 günü katılanlar Aysel K. ve Mehmet K.'la tehdit ve sövme eylemlerine ve yükletilen suçlara yönelik katılanlar Sevda K., Mehmet K. ve Ayşen K. vekillerinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin onanmasına,
B- Sanık hakkında tehdit ve katılan Sevda K.'a sövme suçuyla ilgili hükümlere yönelik temyize gelince,
1- Sanığın katılan Sevda K.'a 2001 yılı içinde telefonla mesaj göndererek üniversite mezunusun ama kişiliksizsin sözlerinin küçültücü olduğu gözetilmeden öbür sövme suçuyla birlikte zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yerine, beraat hükmü kurulması,
2- Paydaş olan sanığın katılan Sevda K.'a Bir hafta size süre, ya ayrılırız yada dükkanda fareler yanar, aklınızı başınıza alın biçimindeki sözlerinin mala zarar verileceği tehdidiyle işlenen şikayete bağlı kendiliğinden hak alma suçunu oluşturduğu gözetilerek CMK. nun uyarınca uzlaşma teklifi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ön ödeme nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
C- Sanığın katılan Sevda K.'a yüzsüz köpek diyerek işlediği kabul edilen sövme ve (çocuğunu öldürteceğim) sözleriyle işlenen kendiliğinden hak alma suçunda;
5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 7. maddesinde zaman bakımından uygulanma 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasasının 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Yasasının 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Yasasının yürürlükten kaldırılmış olması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası ve bu Yasaların hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı Yasasının 7. ve 5252 sayılı Yasasının 9/3. maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Yasası uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5237 sayılı Türk Ceza Yasası hükümleri de gözetilerek yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve katılanlar Mehmet K., Sevda K. ve Ayşe K. vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle sair hususlar incelenmeksizin, hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy