(5271 S. K. m. 83, 170, 174, 309) (5237 S. K. m. 257)
Dava: Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan haklarında soruşturma açılması istenilen şüpheliler M. Ç. ve arkadaşlarına ilişkin olarak yapılan soruşturma sonucunda Karaman Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.11.2005 tarihli ve 2005/1610 - 823 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iade edilmesine dair, Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2005 tarihli ve 2005/80 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Karaman Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.12.2005 tarihli ve 2005/ 913 - 879 D. iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27. 4.2006 gün ve 2006/45378 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dosya Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede özetle; Şüphelilerin Devlet İhale Kanununa aykırılık nedeniyle görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı TCK.nun 257/1 veya 765 sayılı TCK.nun 240. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, soruşturma aşamasında delillerin toplandığı, keşif hususunun ise hakimin yargılama sonucunda vereceği karara yardımcı olması amacıyla onun takdirinde delil toplama işlemi olduğu, keza 5271 sayılı CMK.nun 83 vd. maddelerinde de bu hususa işaret edilerek keşfin, hakim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından yapılacağının öngörüldüğü, kural olarak keşfin hakim tarafından yapılacağının belirtildiği, gecikme halinde delilin kaybolması veya değişmesi söz konusu olacaksa ve derhal hakim tarafından keşif yapılma olanağı bulunmuyorsa Cumhuriyet savcısı tarafından yapılması gerektiği, somut olayda suçun işlendiği 2002 yılından çok sonra 30.11.2005 tarihinde iddianame tanzim edilerek davanın açılmış olduğu, suçun niteliği de göz önüne alındığında artık sakınca bulunan halden söz edilemeyeceği cihetle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
5271 sayılı CMK'nın 174/1-b maddesinde suçun kanıtlanmasını mutlak surette etkileyen delillerin soruşturma evresinde toplanması zorunlu görülmektedir. Buna karşın, aynı yasanın 83. maddesinde düzenlenen keşif, kural olarak bir hakim veya mahkeme işlemi olarak öngörülmüştür. Keşif, niteliği gereği bir delilin içeriğinin öğrenilmesine ya da toplanmış delillerin değerlendirilmesine yarayan ve kendisi de delil olarak yargılamada kullanılabilen bir muhakeme işlemidir. Bu nitelikleriyle ve yargılamanın yüzyüzelik ve sözlülük ilkeleri uyarınca kanıtlarla hakimin doğrudan ilişki kurması ve gerekse savunmanın yargılamaya katılabilmesi bakımından keşfin hakim veya mahkeme tarafından yapılması kural olarak düzenlenmiş, ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının da keşif yapması mümkün görülmüştür. Bu bakımdan, gecikmesinde sakınca bulunan haller dışında keşfin yapılmamış bulunmasının iddianamenin iadesi nedeni olarak görülmesi yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelere göre incelenen dosyada kamu görevlisi olan şüphelilerin ihale yasasına aykırı davranmak suretiyle görevde yetkiyi kötüye kullandıkları iddiasıyla suç tarihinden uzun süre geçtikten sonra yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen iddianameye konu eylemler dolayısıyla 5237 sayılı TCY'nın 257. maddesinde yer alan suç öğelerinin oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için keşif yapılması gerekli olsa dahi, dosya içerisinde bu işlemin gecikmesinde sakınca olduğuna ilişkin bir bilgi bulunmaması karşısında itiraz merciinin itirazı kabul yerine reddetmiş bulunması yasaya aykırı ve tebliğnamede yer alan kanun yararına bozma düşüncesi dosya içeriğine uygun görüldüğünden, 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.12.2005 tarihli ve 2005/ 913 - 879 D.iş sayılı kararın BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 28.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy