(765 S. K. m. 59, 72, 191, 466) (647 S. K. m. 4, 6) (CGK 07.11.2006 T. 2006/4-227 E. 2006/228 K.)
Tehdit suçundan sanık
., 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 191/2, 59, 72, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 4454 YTL ağır para cezasıyla, kavgada silah çekme suçundan sanık
.. ise 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 466/1, 59, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 371 YTL ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve her iki sanığın cezalarının 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Muğla 1.Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 27.04.2005 günlü karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 04.04.2006 gün ve 14547 sayılı yasa yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2006 gün ve 70250 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede Tüm dosya kapsamına göre, sanık
.. tehdit suçundan, sanık
ise kavgada silah teşhiri suçundan cezalandırılması istemiyle iddianame düzenlenip kamu davası açılmasına, keza yapılan yargılama sonucunda anılan mahkemenin kararın gerekçe kısmından da
.. silahla tehdit suçundan iki kez,
ise kavgada silah teşhiri suçundan cezalandırılmasının kabul edilmesine karşın, kabule aykırı olarak sanık
..in iki kez silahla tehdit suçundan,
. in ise kavgada silah teşhiri suçundan cezalandırılmasında karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Yasa yararına bozma isteğinin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarih ve 227-228 sayılı kararı ışığı altında irdelenmesi hukuken isabetli sonuca ulaşılmasını kolaylaştıracaktır. Anılan kararda ......Esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hataları, yargı kararlarında maddi yanılgı veya yazım hatası diye isimlendirilen beşeri hatalardır. Yargılama araçlarının belirli biçimde takdir edilmelerinden kaynaklanan değerlendirme hataları ise hukuki yanılgılardır. Hukuki yanılgılar, ancak başka bir merci tarafından ve yasa yolu başvurusuyla açılan bir tali muhakeme ile giderilebilir. Yargı kararlarındaki maddi yanılgıların düzetilmesi ise herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlı değildir. Bu yanılgılar, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden veya bir yasa yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebilir...... biçiminde açıklamalara yer verilmiştir.
İncelenen dosyada, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık
hakkında kavgada silah çekme eylemi nedeniyle 765 sayılı Türk Ceza Yasanının 466/1, sanık
hakkında ise bıçakla mağdurlar
sizi öldüreceğim diyerek tehdit etmesinden ötürü 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 191/2. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen kararın gerekçe kısmında oluşan iddianamede belirtildiği biçiminde gerçekleştiği ve sanıkların kendilerine iddianamede yükletilen suçları işledikleri kabul edilmesine karşın hüküm fıkrasında sanıklar ve suçların çapraz biçimde karıştırılarak yazıldığı görülmektedir. Mahkemece gerekli dikkat özenin gösterilmemesinden kaynaklanan bu durumun maddi yanılgı olduğunda kuşku yoktur. Maddi yanılgının ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 227-235 sayılı kararında da belirtildiği üzere herhangi bir zaman ve yöntemle sınırlı olmaksızın hatayı yapan mercii tarafından düzeltilmesi olanaklıdır. Bu çözümün doğruluğu yasa koyucu tarafından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasayla eklenen son cümlesi hükmünden de anlaşılmaktadır. Bu düzenlemeden, Yasa koyucunun, yazıma ilişkin maddi hataların düzetilmesi amacıyla olağanüstü yasa yollarının kullanılarak yetkili kuralların emek ve zamanının harcanmasını önlemek istediği sonucuna ulaşmak yerinde bir değerlendirme olacaktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığının, yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE 24.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy